İmplant Zararları ve Yan Etkileri: Bilmeniz Gereken Riskler
#İmplant & Cerrahi
Date Published
AnasayfaMyra Blogİmplant Zararları ve Yan Etkileri: Bilmeniz Gereken Riskler
Loading...
Loading...
Dt. Erdem ÇETİN
1979’da Almanya Stuttgart’ta doğan Dr. Çetin, ilkokuldan liseye kadar Kırşehir’de eğitim görmüş, diş hekimliği lisansını 19 Mayıs Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 2005’te Antalya’da özel muayenehanede mesleğe başlamış, 2012–2016 yıllarında KlinikAntalya’da ortak hekim olarak çalışmıştır. 2016’da kurduğu Myra Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde halen hizmet vermektedir.
Diş implantı, doğru planlandığında ve deneyimli bir hekim tarafından uygulandığında vücuda zararlı değildir; başarı oranı yüksek, güvenli bir tedavidir. İmplantın yan etkileri arasında en sık ağrı, şişlik ve hafif kanama görülür ve bunlar kısa sürede geçer. Sinir hasarı, sinüs problemleri veya alerji gibi ciddi komplikasyonlar ise nadirdir.
İmplantlar, titanyum veya zirkonyumdan üretilen ve çene kemiğiyle kaynaşan yapay diş kökleridir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi implant tedavisinde de bazı riskler vardır; bunların bir kısmı iyileşme döneminde, bir kısmı yıllar içinde ortaya çıkar. Hangi şikâyetin normal olduğunu, hangisinin hekime başvurmayı gerektirdiğini bilmek tedavinin başarısı için önemlidir.
Diş İmplantlarının Yan Etkileri ve Potansiyel Riskleri
Uzman hekimlerce yapılan implant tedavilerinin başarı oranı yüksektir. Yine de olası komplikasyonları ve bunların nasıl yönetildiğini bilmek önemlidir. Başlıca komplikasyonlar arasında enfeksiyon, sinir hasarı, sinüs problemleri, çene kemiği hasarı, damar zedelenmesi ve alerjik reaksiyonlar yer alır. Kontrolsüz diyabet gibi kronik sağlık sorunları olan kişilerde bu riskler artabilir.
Enfeksiyon, çoğunlukla implant bölgesinin yeterince temiz tutulamamasıyla ilişkilidir.
Sinir hasarı, implantın sinire çok yakın yerleştirilmesi durumunda uzun süreli uyuşukluk veya ağrıya yol açabilir.
Sinüs problemleri, üst çene implantlarında implantın sinüs boşluğuna taşması sonucu görülebilir.
Alerjik reaksiyonlar, implant materyallerine karşı nadiren gelişebilir.
Diş İmplantı Sonrası Sık Görülen Yan Etkiler
Bu yan etkiler cerrahinin doğal sonuçlarıdır ve çoğu hastada ilk günlerde görülür. Genellikle kendiliğinden veya basit bakım önlemleriyle geçer.
Ağrı
Şişlik
Kanama
Diş İmplantında Nadir Görülen Komplikasyonlar
Bu komplikasyonlar hastaların küçük bir bölümünde görülür. Çoğunlukla cerrahi planlama, kemik yapısı veya hastanın genel sağlık durumuyla ilişkilidir.
Enfeksiyon
Sinir hasarı
Sinüs problemleri
Çene kemiği hasarı
Damar zedelenmesi
Alerjik reaksiyonlar
Yakın dişlerde hasar
Yara açılması
İlaç ilişkili çene osteonekrozu
İmplantta Uzun Vadede Görülebilen Sorunlar
Bu sorunlar implant takıldıktan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Ağız hijyeni, sigara kullanımı ve düzenli kontroller bu riskleri doğrudan etkiler.
Kemik yapısına ve ihtiyaca uygun implant markası seçimi ve deneyimli bir hekim, bu risklerin büyük bölümünü en aza indirir.
Diş İmplantı Sonrası Ağrı ve Şişlik
Diş implantı sonrası ağrı ve şişlik, cerrahinin doğal ve yaygın yan etkileridir. İlk günlerde en belirgin düzeydedir ve implant sonrası iyileşme süreci ilerledikçe azalır. Hekimin önerdiği ağrı kesicileri kullanmak, yüze dışarıdan soğuk kompres uygulamak ve uyurken başı yüksekte tutmak rahatlama sağlar.
Aşağıdaki durumlarda hekime başvurulmalıdır:
Azalacağına artan ağrı veya şişlik
Ağrı kesiciye rağmen geçmeyen, zonklayan ağrı
Göze veya boyna doğru yayılan şişlik
İmplanttan yıllar sonra başlayan ağrı ise genellikle implant çevresindeki iltihaplanma veya protez kaynaklı sorunlarla ilişkilidir.
Diş İmplantı Sonrası Kanama
İmplant sonrası ilk saatlerde sızıntı şeklinde hafif kanama normaldir. Kanamayı durdurmak için hekimin verdiği gazlı bez yaklaşık yarım saat sıkıca ısırılmalıdır. İlk gün ağız kuvvetle çalkalanmamalı, pipet ve sigara kullanılmamalıdır.
Baskıya rağmen durmayan veya sonradan yeniden başlayan kanamada hekime başvurulmalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar bu ilaçları kendi başlarına kesmemeli, işlem öncesinde hekimleriyle planlama yapmalıdır.
Diş İmplantı Sonrası Enfeksiyon
İmplant sonrası enfeksiyon, bölgede yeterli hijyen sağlanamadığında gelişebilir ve çoğunlukla ilk haftalarda ortaya çıkar. Başlıca belirtileri şunlardır:
Kızarıklık, hassasiyet ve artan şişlik
İrin veya kötü tatlı akıntı
Ateş ve halsizlik
Erken fark edilen enfeksiyon, bölgenin temizlenmesiyle ve gerektiğinde antibiyotikle kontrol altına alınır. Tedavi gecikirse implantın kemikle kaynaşması engellenebilir. Riski azaltmak için bölgeyi yumuşak fırçayla temizlemek ve implant sonrası sigara kullanımından uzak durmak önemlidir.
Diş İmplantı Sonrası Sinir Hasarı
Sinir hasarı, alt çene implantlarında implantın alt alveolar sinire veya çenenin ön bölgesindeki mental sinire çok yakın yerleştirilmesi sonucu gelişebilir. Belirtileri şunlardır:
Alt dudak, çene veya dilde uyuşukluk
Karıncalanma ya da yanma hissi
Dokunmaya karşı aşırı hassasiyet veya ağrı
Anestezinin yarattığı uyuşukluk birkaç saat içinde geçer. Ertesi gün de süren uyuşukluk ise hemen hekime bildirilmelidir, çünkü erken müdahale iyileşme şansını artırır. Tedavide gerekirse implant geri çekilir veya çıkarılır ve hekimin değerlendirmesine göre ilaç tedavisi uygulanabilir.
Sinir hasarlarının çoğu haftalar veya aylar içinde düzelir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir. Bu riskin en etkili önlemi, cerrahi öncesinde 3 boyutlu tomografi ile sinirin konumunun belirlenmesidir.
Diş İmplantı Sonrası Sinüs Problemleri
Üst çene arka bölgede kemik yüksekliği yetersizse implant sinüs boşluğuna taşabilir veya sinüs zarı yırtılabilir. Bu durumda şu belirtiler görülebilir:
Tek taraflı burun tıkanıklığı veya akıntısı
Burun kanaması
Yanakta basınç hissi ve baş ağrısı
Ağızdan buruna hava veya sıvı geçişi
Küçük zar yırtıkları çoğunlukla kendiliğinden ya da işlem sırasında onarılarak iyileşir. Sinüse kaçan bir implant ise cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Kemik yetersizliğinde implanttan önce sinüs lifting uygulanması bu riski büyük ölçüde azaltır. İlk günlerde burnu sert sümkürmemek ve hapşırırken ağzı açık tutmak da sinüs bölgesini korur.
Diş İmplantı Sonrası Çene Kemiği Hasarı
Çene kemiği hasarı, implantın yanlış açıyla veya kemik yapısına uygun olmayan ölçüde yerleştirilmesi durumunda görülebilir. Kemikte çatlak oluşması ya da implantın kemik duvarını delmesi şeklinde ortaya çıkar. Belirtileri arasında şiddetli ağrı, şişlik ve çiğneme güçlüğü yer alır.
Bu durum çoğunlukla cerrahi sırasında fark edilir ve aynı seansta müdahale edilir. Gerekirse implant çıkarılır, bölge iyileştikten sonra kemik grefti uygulanarak yeniden implant planlanır. Cerrahi öncesi tomografi ile kemik hacminin ölçülmesi bu riski en aza indirir.
Diş İmplantı Sonrası Damar Zedelenmesi
Damar zedelenmesi, implant yuvası hazırlanırken bölgedeki kan damarlarının zarar görmesiyle oluşur. Özellikle alt çenenin ön bölgesinde, ağız tabanına yakın uygulamalarda görülebilir.
Çoğu zaman cerrahi sırasında fark edilir ve baskı uygulanarak kontrol altına alınır. Nadiren dikiş ya da ek cerrahi müdahale gerekir. Ağız tabanında hızla gelişen şişlik, dilin yükselmesi veya nefes almada zorluk acil müdahale gerektiren belirtilerdir ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Diş İmplantı Sonrası Periimplantitis
Periimplantitis, implant çevresindeki dokularda iltihaplanma ve ilerleyici kemik kaybıyla seyreden bir hastalıktır. Sanılanın aksine nadir değildir: sistematik derlemelerde implant tedavisi görmüş hastalarda ortalama %22 sıklıkta bildirilmiştir (Kaynak:Derks & Tomasi, Journal of Clinical Periodontology, 2015).
Hastalık genellikle kemik kaybı olmadan, yalnızca diş etinde iltihapla (periimplant mukozitis) başlar. Bu aşamada tedavi edilirse ilerlemesi durdurulabilir. Başlıca risk faktörleri yetersiz ağız hijyeni, sigara kullanımı, periodontitis geçmişi ve düzenli kontrollerin aksatılmasıdır.
Belirtiler arasında fırçalarken kanama, diş etinde kızarıklık ve çekilme, implant çevresinden akıntı gelmesi yer alır. Ağrı çoğu zaman görülmediği için hastalık fark edilmeden ilerleyebilir. Periimplantitis tedavisi hastalığın evresine göre planlanır; ileri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Diş İmplantı Sonrası Alerjik Reaksiyonlar
İmplantlarda kullanılan titanyum ve zirkonyum biyouyumlu materyallerdir, bu nedenle alerjik reaksiyon nadir görülür. 1500 implant hastasını kapsayan bir çalışmada titanyum alerjisi sıklığı %0,6 olarak bildirilmiştir (Kaynak:Sicilia et al., Clinical Oral Implants Research, 2008).
Olası belirtiler şunlardır:
İmplant bölgesinde geçmeyen kızarıklık ve kaşıntı
Diş etinde iyileşmeyen iltihaplanma
Ağızda metalik tat
Nedeni açıklanamayan implant kaybı
Bilinen metal alerjisi olan hastalarda hekim, metal içermeyen zirkonyum implant seçeneğini değerlendirebilir. Alerji testleri her durumda kesin sonuç vermediğinden, karar hastanın öyküsü ve klinik bulgularla birlikte alınır.
Diş İmplantı Sonrası Yakın Dişlerde Hasar
İmplantın komşu dişin köküne çok yakın veya yanlış açıyla yerleştirilmesi, o dişte hasara yol açabilir. Kök yüzeyinde zedelenme, hassasiyet ya da ilerleyen dönemde dişin canlılığını kaybetmesi görülebilir.
Belirtiler genellikle işlemden sonraki günler içinde komşu dişte ağrı veya sıcak-soğuk hassasiyeti şeklinde ortaya çıkar. Hasarın derecesine göre dolgu, kanal tedavisi veya nadiren implantın yeniden konumlandırılması gerekir. Komşu kök konumlarının cerrahi öncesinde görüntülemeyle değerlendirilmesi bu riski azaltır.
Diş İmplantı Sonrası Yara Açılması
Dikilen bölgenin erken dönemde açılması, implant yüzeyinin ağız ortamına temas etmesine ve enfeksiyon riskinin artmasına neden olur. Genellikle ilk günlerde görülür ve şu durumlarla ilişkilidir:
Bölgeye dil veya fırçayla travma uygulanması
Sert ve çiğneme gerektiren gıdalar
Sigara kullanımı
Protezin cerrahi bölgeye baskı yapması
Küçük açılmalar takip edilerek iyileşebilir. Geniş açılmalarda bölge temizlenip yeniden dikilebilir. İlk günlerde bölgeyi ellememek ve yumuşak gıdalarla beslenmek en etkili korunma yoludur.
İmplantın Kırılması veya İşlevselliğinin Bozulması
İmplantın kendisinin kırılması çok nadirdir. Daha sık görülen durum, implantı protezle birleştiren abutment vidasının gevşemesi veya kırılmasıdır. Bunlar genellikle ilk yıllardan sonra ortaya çıkar ve şu nedenlerle ilişkilidir:
Diş sıkma veya gece diş gıcırdatma
İmplant sayısına göre fazla yüklenen protez
Vidanın zamanla gevşemesi
Belirtiler arasında protezde hareket hissi, çiğnerken rahatsızlık ve ağızda tıkırtı sesi yer alır. Gevşeyen vida çoğu zaman yeniden sıkılarak sorun giderilir, kırılan parça ise değiştirilir. Risk taşıyan hastalarda gece plağı kullanımı implanta binen yükü azaltır.
İlaç İlişkili Çene Kemiği Osteonekrozu
Bazı ilaçlar çene kemiğinin yenilenme kapasitesini baskılayarak, cerrahi sonrası iyileşmeyi bozabilir. Buna ilaç ilişkili çene osteonekrozu (MRONJ) denir. Nadir görülen ancak ciddi bir durumdur.
Risk özellikle şu hastalarda artar:
Kanser tedavisi kapsamında damar yoluyla bifosfonat veya denosumab alanlar
Uzun süredir osteoporoz ilacı kullananlar
Bu ilaçlarla birlikte kortizon tedavisi görenler
Osteoporoz için ağızdan ilaç kullanan hastalarda risk belirgin biçimde daha düşüktür ve implant tedavisi çoğu durumda uygulanabilir. Belirtileri iyileşmeyen yara, açıkta kalan kemik, ağrı ve şişliktir. Bu ilaçları kullanan hastalar, tedavi öncesinde hekimlerini mutlaka bilgilendirmelidir; planlama, ilacı reçete eden doktorla birlikte yapılır.
İmplantın Genel Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Bilinen Yanlışlar
İnternette dile getirilen implant zararları çoğunlukla ağız içindeki komplikasyonlarla değil, vücudun geneline dair endişelerle ilgilidir. Bunların bir kısmının klinik karşılığı vardır, bir kısmı ise doğru değildir.
Baş ağrısı, bulantı ve ateş: İlk günlerde görülebilir ve çoğunlukla cerrahinin, anestezinin ve kullanılan ilaçların etkisidir. İlk günlerden sonra başlayan ateş, artan tek taraflı yüz ağrısı veya süren yanak basıncı ise hekime bildirilmelidir.
Boğaz ve kulak ağrısı: Ağzın işlem boyunca açık kalmasına ve çevre kaslardaki gerginliğe bağlı olabilir, genellikle kendiliğinden geçer.
Titanyum vücuda zarar verir iddiası: Titanyum, ortopedi ve diş hekimliğinde onlarca yıldır kullanılan biyouyumlu bir metaldir. Bağışıklığı zayıflattığına veya organlarda hastalığa yol açtığına dair bilimsel kanıt yoktur. Metal duyarlılığı olan hastalarda zirkonyum implant değerlendirilebilir.
İmplant kansere yol açar iddiası: Böyle bir bulgu yoktur. Ancak kemoterapi ve baş-boyun radyoterapisi iyileşmeyi etkilediğinden, kanser tedavisi gören hastalarda zamanlama onkoloji ekibiyle birlikte belirlenir.
İmplant bazı ülkelerde yasaklandı iddiası: Doğru değildir. İmplant dünya genelinde standart bir tedavidir ve kullanılan materyaller sağlık otoritelerinin onayına tabidir.
İmplant varsa MR çekilemez iddiası: Çekilebilir. İmplantlar manyetik değildir; görüntülemede sınırlı parazit oluşabileceği için baş-boyun bölgesi çekiliyorsa belirtmeniz yeterlidir. Havalimanı güvenlik sistemlerinde de alarm vermez.
İmplantın Yan Etkileri ve Riskleri Nasıl Önlenir?
İmplant komplikasyonlarının büyük bölümü, doğru planlama ve düzenli takiple önlenebilir. Sorumluluk hem hekimde hem hastadadır.
İmplant Tedavisi Öncesi Değerlendirme
Hastanın sağlık geçmişi, kullandığı ilaçlar ve alerjileri ayrıntılı olarak sorgulanır. Diyabet, osteoporoz ilaçları ve kan sulandırıcılar planlamayı doğrudan etkiler.
Tomografi ile kemik hacmi ölçülür, sinir ve sinüs boşluğunun konumu belirlenir.
Kemik yetersizse implanttan önce kemik grefti veya sinüs lifting planlanır.
Mevcut diş eti hastalığı implant öncesinde tedavi edilir.
Cerrahi Sırasında Alınan Önlemler
Steril cerrahi ortam ve doğru teknik, enfeksiyon riskini azaltır.
Navigasyonlu implant uygulamalarında, planlanan konum cerrahi sırasında dijital olarak takip edilir. Bu yöntem sinir ve sinüs gibi anatomik yapılara yakın bölgelerde yerleştirme hassasiyetini artırır.
Uygun kemik yapısına sahip hastalarda tercih edilebilen dikişsiz implant (flepsiz cerrahi) tekniğinde diş eti kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı ve şişlik daha az olur.
İmplant Tedavisi Sonrası Takip
Hekimin verdiği ilaç ve bakım talimatlarına eksiksiz uyulur.
İyileşme döneminde sigara kullanılmaz.
Kontrol randevuları aksatılmaz; periimplantitis gibi sorunlar erken evrede ağrısız ilerlediği için ancak kontrolle fark edilir.
Diş İmplantı Kimlere Yapılamaz?
İmplant tedavisinin mutlak engelleri azdır. Çoğu durum, tedaviyi imkânsız kılmak yerine ek değerlendirme veya erteleme gerektirir.
İmplantın ertelendiği veya özel planlama gerektirdiği durumlar:
Osteoporoz, kalp hastalığı ve sigara kullanımı tek başına implanta engel değildir. Bu durumlar riski artırır ve hekim tarafından ayrıca değerlendirilir. Kimlere uygulanabileceğine dair ayrıntılar için “Hangi Durumlarda İmplant Yapılamaz” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Diş İmplantı Sonrası Bakım
İmplantın uzun ömürlü olması, günlük bakıma ve düzenli kontrollere bağlıdır.
İmplant ve çevresindeki diş etini günde iki kez, yumuşak fırçayla temizleyin.
Arayüz fırçası veya diş ipi kullanarak implantın yan yüzeylerini temizleyin; plak birikimi periimplantitisin başlıca nedenidir.
İlk dönemde sert ve yapışkan gıdalardan kaçının.
Yılda en az bir kez kontrole gidin, gerektiğinde profesyonel diş taşı temizliği yaptırın.
İmplant tedavisinde yan etkilerin önlenmesi, tedaviden önce başlayan bir sürecin sonucudur. Kemik yapısının ölçülmesi, sinir ve sinüs konumunun belirlenmesi, hastanın sağlık geçmişine uygun bir plan hazırlanması komplikasyon riskini en aza indirir.
Tedavi sonrasında düzenli kontrollerle implantınızın uzun yıllar sorunsuz kullanılmasını sağlıyoruz.
İmplant tedavisi hakkında bilgi almak veya muayene randevusu oluşturmak için bize WhatsApp üzerinden WhatsApp üzerinden mesaj yazabilir veya arayabilirsiniz.
Diş İmplantı Yan Etkileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Diş implantı, doğru planlandığında zararlı değildir. Titanyum ve zirkonyum biyouyumlu materyallerdir ve vücuda zarar verdiklerine dair bilimsel kanıt yoktur. Ağrı ve şişlik gibi yan etkiler kısa sürelidir. Sinir hasarı veya alerji gibi ciddi komplikasyonlar nadirdir ve cerrahi öncesi tomografiyle risk büyük ölçüde azaltılır.
Yapabilir. İyileştikten sonra başlayan ağrı normal kabul edilmez. En sık nedeni implant çevresindeki iltihaplanmadır (periimplantitis). Protez vidasının gevşemesi veya aşırı yüklenme de ağrıya yol açabilir. Bu durumda gecikmeden hekime başvurulmalıdır.
Üst çenede kemik yüksekliği yetersizse implant sinüs boşluğuna taşabilir. Belirtileri tek taraflı burun tıkanıklığı, burun kanaması ve yanakta basınç hissidir. Sinüse kaçan implant cerrahi olarak çıkarılır. Kemik yetersizliğinde önceden sinüs lifting yapılması bu riski önler.
Nadiren olur. Titanyum alerjisi sıklığı yaklaşık %0,6 olarak bildirilmiştir. Belirtileri geçmeyen kızarıklık, kaşıntı, ağızda metalik tat ve nedeni açıklanamayan implant kaybıdır. Bilinen metal alerjisi olan hastalarda zirkonyum implant değerlendirilebilir.
Mutlak engeller azdır. Kontrolsüz diyabet, kemik gelişimi tamamlanmamış gençlik dönemi, hamilelik, aktif kanser tedavisi ve damar yoluyla bifosfonat kullanımı implantın ertelenmesini gerektirir. Osteoporoz, kalp hastalığı ve sigara tek başına engel değildir; riski artırır ve ayrıca değerlendirilir.