Loading...
Loading...
Formu doldurarak telefon numaranızı bizimle paylaşın, biz sizi arayalım!
Formu doldurarak telefon numaranızı bizimle paylaşın, biz sizi arayalım!

Formu doldurarak telefon numaranızı bizimle paylaşın, biz sizi arayalım!
Periodontitis, dişleri yerinde tutan diş eti ve çene kemiğinin iltihap nedeniyle zarar gördüğü ilerleyici bir diş eti hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde diş etleri çekilir, dişler sallanmaya başlar ve zamanla diş kaybı görülür. Erken dönemde fark edildiğinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir.
Bu yazımızda periodontitisin evrelerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini bulacaksınız.
Sağlıklı bir ağızda diş eti dişe sıkıca yapışıktır ve dişin görünmeyen kök kısmı çene kemiğinin içinde durur. Dişi çevreleyen ve yerinde tutan bu dokuların tamamına periodontal dokular denir.
Periodontitiste bu yapı bozulur. İltihap önce diş etinde başlar, ardından derinleşerek dişi taşıyan kemiğe ulaşır ve kemiği erimeye başlatır.
Hastalık genellikle tedavi edilmeyen diş eti iltihabının ilerlemesiyle ortaya çıkar. Diş fırçalarken kanayan diş etleri uzun süre göz ardı edildiğinde iltihap yüzeyde kalmaz, aşağıya doğru yayılır.
Bu süreci başlatan şey dişlerde biriken bakteri plağıdır. Plak temizlenmediğinde sertleşerek diş taşına dönüşür ve fırçayla çıkmayan bu tabaka diş etini sürekli tahriş eder.
İltihap ilerledikçe diş eti dişten ayrılmaya başlar. Aralarında cep adı verilen boşluklar oluşur, bu ceplerin içine giren bakteriler fırçanın ulaşamadığı bir yerde çoğalmaya devam eder.
Periodontitisin en önemli özelliği şudur: kaybedilen çene kemiği kendiliğinden geri gelmez. Tedaviyle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir, bazı durumlarda kemik dokusu cerrahi yöntemlerle kısmen yeniden kazandırılabilir. Ancak erimiş kemiğin tamamının eski haline dönmesi beklenmez.
Bu nedenle periodontitiste amaç, hasarı geri almaktan çok daha fazla kayıp yaşanmadan hastalığı durdurmaktır.

Periodontitis herkeste aynı şiddette seyretmez. Hastalığın ne kadar ilerlediğini tarif etmek için diş hekimliğinde dört evreli bir sınıflandırma kullanılır.
Evre belirlenirken diş etinin dişten ne kadar ayrıldığı, çene kemiğinin ne kadarının eridiği ve periodontitis yüzünden kaç diş kaybedildiği birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme muayene ve röntgen ile yapılır. (Kaynak: Tonetti et al., Journal of Periodontology, 2018)
Evre | Ağzınızda fark ettikleriniz | Kemik kaybı | Diş kaybı riski |
|---|---|---|---|
| Evre 1 | Diş etleri fırçalarken kanıyor, dışarıdan bakınca belirgin bir değişiklik yok | Başlamış, çok az | Yok |
| Evre 2 | Diş eti çekilmesi başlıyor, dişler soğuk sıcağa hassaslaşıyor | Sınırlı | Düşük |
| Evre 3 | Dişler sallanıyor, aralarında boşluklar açılıyor, kötü ağız kokusu geçmiyor | Belirgin | Var, diş kaybı başlamış olabilir |
| Evre 4 | Çiğnemekte zorlanıyorsunuz, dişler yer değiştiriyor, birden fazla diş kaybedilmiş | İleri düzeyde | Yüksek |
Tabloyu okurken şuna dikkat edin: evre yükseldikçe hastalığın acelesi artmaz, kaybedilen doku miktarı artar. Yani Evre 3 bir dişin yarın düşeceği anlamına gelmez, o dişi tutan desteğin büyük bölümünün kaybedildiği anlamına gelir.
Evre 1'de hastalık genellikle ağrısızdır ve bu yüzden çoğu kişi bu dönemi fark etmeden geçirir. Diş etinden gelen kanama çoğu zaman tek uyarıdır.
Klinikte evreler diş eti cebinin milimetre cinsinden derinliğine ve röntgende görülen kemik kaybı oranına göre belirlenir. Bu ölçümleri hekiminiz muayenede yapar.
Evre periodontitisin ne kadar ilerlediğini gösterir, ne hızda ilerlediğini göstermez. İki kişi aynı evrede olabilir ama biri bu noktaya yirmi yılda, diğeri beş yılda gelmiş olabilir.
Bu nedenle hekiminiz evrenin yanında bir de ilerleme hızını değerlendirir:
Derece A: Hastalık çok yavaş ilerliyor, yıllar içinde kemik kaybında belirgin artış görülmüyor.
Derece B: Orta hızda ilerliyor. Vakaların çoğu bu gruptadır.
Derece C: Hızlı ilerliyor, kısa sürede ciddi kemik kaybı gelişiyor ve tedaviye yanıt daha zayıf olabiliyor.

Sigara kullanımı ve kontrolsüz şeker hastalığı, periodontitisi hızlı ilerleyen gruba taşıyan iki temel etkendir. Derece yükseldikçe kontroller sıklaşır ve tedaviye daha erken başlanır.
Kronik periodontitis, yıllar içinde yavaş ilerleyen periodontitis tablosudur. En sık görülen biçimdir ve genellikle orta yaştan sonra fark edilir.

Yavaş ilerlemesi bu tabloyu zararsız yapmaz. Belirgin bir ağrı olmadığı için uzun süre sessiz seyreder, çoğu kişi diş etleri çekilip dişler sallanmaya başlayana kadar durumu fark etmez.
Temelinde uzun süre temizlenmeden kalan bakteri plağı ve diş taşı vardır. Ağız bakımının düzeltilmesi ve düzenli kontrollerle ilerlemesi durdurulabilir.
Güncel sınıflandırmada ayrı bir tanı olarak değil, orta hızda ilerleyen periodontitis olarak değerlendirilir.
Agresif periodontitis, kısa sürede ciddi kemik kaybına yol açan hızlı ilerleyen tablodur. Daha nadir görülür ve genellikle genç yaşta ortaya çıkar.

Ayırt edici özelliği, hasarın ağızdaki kirlilikle orantısız olmasıdır. Dişlerini düzenli fırçalayan, ağız bakımı iyi görünen bir kişide bile kemik kaybı hızla ilerleyebilir.
Ailede benzer öyküsü olan kişilerde daha sık görülür. Genç yaşta dişlerde sallanma veya aralanma varsa vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerekir.
Güncel sınıflandırmada hızlı ilerleyen periodontitis olarak değerlendirilir ve çoğunlukla ileri evrelerle birlikte görülür.
Periodontitisin en zorlu tarafı erken dönemde ağrı yapmamasıdır. Diş çürüğü sizi ağrıyla hekime gönderirken, periodontitis çoğu zaman sessiz ilerler ve ancak gözle görülür bir değişiklik oluştuğunda fark edilir.

Bu nedenle belirtileri bilmek önemlidir. En sık görülenler şunlardır:
Bu belirtiler tek tek ortaya çıkmaz, çoğu zaman birkaçı bir arada görülür. Listenin başındakiler erken dönemi, sondakiler ilerlemiş dönemi işaret eder. Günler içinde gelişen şiddetli diş eti ağrısı, diş eti uçlarında erime ve ağır bir koku birlikte görülüyorsa beklemeyin. Nadir görülen ancak acil müdahale gerektiren bir diş eti enfeksiyonunun belirtisi olabilir.
Periodontitisin tek bir başlatıcısı vardır: dişlerde biriken bakteri plağı. Plak, yemek sonrası diş yüzeyinde oluşan yumuşak ve yapışkan bir bakteri tabakasıdır. Düzenli temizlenmediğinde diş etini tahriş etmeye başlar.
Plak 24-72 saat içinde sertleşmeye başlar ve yaklaşık iki hafta içinde diş taşına dönüşür. Diş taşı artık fırçayla çıkmaz ve yüzeyi pürüzlü olduğu için üzerinde daha fazla bakteri tutar. Bu döngü diş eti çizgisinin altına doğru ilerledikçe iltihap kemiğe ulaşır.
Ancak aynı miktarda plak herkeste aynı hasarı yapmaz. Bazı kişilerde hastalık hızla ilerlerken, bazılarında yıllarca sınırlı kalır. Bu farkı yaratan şey risk faktörleridir.
Sigara, periodontitisin en güçlü risk faktörüdür. Diş etindeki kan dolaşımını azalttığı için kanama gibi uyarıcı belirtileri gizler, hastalık fark edilmeden ilerler. Tedaviye alınan yanıtı da belirgin şekilde düşürür.
Kontrolsüz şeker hastalığı, vücudun enfeksiyonla mücadelesini zayıflatır ve iyileşmeyi yavaşlatır. İlişki çift yönlüdür: ilerlemiş diş eti iltihabı da kan şekeri kontrolünü zorlaştırır.
Genetik yatkınlık, ailesinde erken diş kaybı öyküsü olan kişilerde riski artırır.
Bunların yanında hastalığın seyrini etkileyen diğer etkenler şunlardır:
Bu faktörlerin hiçbiri tek başına periodontitise yol açmaz. Plak birikimi olmadan hastalık başlamaz, ancak bu etkenler varken çok daha hızlı ilerler.
Tedaviye başlamadan önce hastalığın hangi evrede olduğu belirlenir. Bunun için diş eti ile diş arasındaki cebin derinliği ince bir ölçüm aletiyle ölçülür ve röntgenle kemik kaybının miktarına bakılır. Sağlıklı bir ağızda cep derinliği 1-3 mm'dir, daha derin ölçümler diş etinin dişten ayrıldığını gösterir. Ölçüm ağrılı değildir.
Periodontitis tedavi planı bu iki bulguya göre yapılır. Amaç iltihabı ortadan kaldırmak, ceplerin derinliğini azaltmak ve daha fazla kemik kaybını durdurmaktır.

Her evrede tedavinin ilk adımı budur. Diş eti çizgisinin üstündeki ve altındaki diş taşları temizlenir, kök yüzeyleri pürüzsüz hale getirilerek bakterilerin yeniden tutunması zorlaştırılır.
Derin ceplerin temizlenmesi gereken bölgelerde lokal anestezi uygulanır. İşlem genellikle birkaç seansa yayılır.. Sonrasında diş etleri küçülüp dişe yeniden yapışmaya başlar.
Erken evrelerde çoğu hastada bu tedavi tek başına yeterli olur. Küretaj olarak da bilinen bu işlem, ileri evrelerde ise cerrahi tedavinin hazırlık aşamasıdır.
Cepler derin kaldığında ve temizlik yeterli olmadığında cerrahi tedaviye geçilir. Diş eti kontrollü şekilde kaldırılarak kök yüzeyine ve kemiğe doğrudan erişim sağlanır, derindeki iltihaplı doku temizlenir ve diş eti yeniden yerine dikilir.
Kemik kaybının belirgin olduğu bölgelerde, kaybedilen dokunun bir kısmını yeniden kazandırmak için kemik grefti uygulanabilir. Bu yöntem her vakada uygun değildir, kemik kaybının şekline göre karar verilir.
Diş eti çekilmesinin ileri olduğu durumlarda kök yüzeylerini örtmek için diş eti grefti yapılabilir.
Periodontitis tedavisinde antibiyotik tek başına kullanılmaz. İltihabın kaynağı diş yüzeyindeki bakteri tabakasıdır ve bu tabaka mekanik olarak temizlenmeden ilaçla ortadan kaldırılamaz.
Antibiyotik yalnızca seçilmiş durumlarda, temizlik işlemine destek olarak reçete edilir. Hızlı ilerleyen vakalarda veya yaygın enfeksiyon varlığında hekim gerekli görürse eklenir.
Periodontitis tedavisinin başarısı tedaviden sonra ne yapıldığına bağlıdır. Bakteri plağı temizlenmeye devam edilmezse hastalık geri döner.
Tedavi sonrasında kontroller normalden daha sık planlanır, genellikle üç ila altı ayda bir. Bu kontrollerde ceplerin durumu ölçülür ve yeniden biriken diş taşları temizlenir.
Diş sıkma alışkanlığı olan hastalarda, kemik desteği azalmış dişleri korumak için gece plağı önerilebilir.
Periodontitis, plak birikimi kontrol altında tutulduğunda büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Kaybedilen kemik geri gelmediği için, korunma tedaviden çok daha değerlidir.

Ağız gargarası bu adımların yerini tutmaz. Hekiminiz belirli bir dönem için önerirse destek olarak kullanılabilir, ancak fırçalama ve ara yüz temizliğinin alternatifi değildir.
Periodontitis tedavisinde sonucu belirleyen şey, hastalığın hangi aşamada yakalandığıdır. Diş etlerinizde kanama, çekilme veya sallanma fark ettiyseniz, muayene ve cep ölçümüyle tablonun hangi evrede olduğu net şekilde ortaya konabilir.
Myra Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'nde diş eti tedavileri, ölçüm ve röntgen bulguları birlikte değerlendirilerek planlanır. Erken evrelerde diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi çoğu hastada yeterli olurken, ilerlemiş vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir.
Şirinyalı'daki kliniğimizde diş eti muayenesi ve tedavi planlaması için randevu alabilirsiniz. Sorularınız için arayabilirsiniz veya WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.